COP31 Türkiye
Antalya’da Düzenlenecek İklim Zirvesi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

COP Nedir?
İklim değişikliği günümüzün tartışılmaz bir gerçeği. Artan sıcaklıklar, kuraklık, aşırı hava olayları ve su kaynaklarındaki azalma, dünyanın birçok bölgesinde günlük hayatı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle ülkeler, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortak kararlar almak ve birlikte hareket etmek için düzenli olarak bir araya geliyor. Bu küresel buluşmaların en önemlisi ise Conference of the Parties (COP) yani Taraflar Konferansı toplantılarıdır.
Bu konferanslar, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen ve sözleşmeye taraf ülkelerin bir araya geldiği en önemli uluslararası iklim toplantılarıdır.
1995 yılında Almanya’nın Berlin kentinde gerçekleştirilen ilk COP zirvesinden bu yana ülkeler her yıl bir araya gelerek iklim değişikliğiyle mücadelede gelinen noktayı değerlendirir. Bu toplantılarda sera gazı emisyonlarının azaltılması, enerji dönüşümü, iklim finansmanı ve iklim değişikliğine uyum gibi konular ele alınır.
COP zirveleri yalnızca hükümet delegasyonlarının katıldığı diplomatik görüşmeler olmamakla birlikte bilim insanları, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin de katıldığı geniş kapsamlı bir tartışma ve iş birliği platformudur.
COP toplantılarında ülkeler, kendi ulusal emisyon verilerini ve iklim politikalarını değerlendirir, küresel iklim hedeflerine ulaşmak için atılması gereken yeni adımlar üzerinde müzakere ederler. Aynı zamanda ülkelerin önceki yıllarda verdikleri iklim taahhütlerinin ne ölçüde hayata geçirildiği de bu toplantılarda ele alınır. Bu yönüyle COP, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin en önemli mekanizmalarından biri olarak kabul edilir.
COP31 Türkiye Nedir?
COP31 Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen küresel iklim zirvelerinden biridir. Bu konferans, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için belirledikleri hedefleri güncellemesi, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik politikaları tartışması ve sürdürülebilir kalkınma için uluslararası iş birlikleri geliştirmesi amacıyla gerçekleştirilir. Türkiye açısından COP31, yenilenebilir enerji yatırımları, yeşil dönüşüm ve iklim politikalarında aktif rol üstlenme hedeflerinin dünya ile paylaşılacağı önemli bir platform olarak görülmektedir.
COP31 Türkiye Ne Zaman, Nerede Yapılacak?
COP31, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve küresel iklim politikalarının şekillenmesinde önemli rol oynayan uluslararası bir konferanstır. 2026 yılında 31’incisi gerçekleştirilecek olan COP31, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–21 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecektir. Her yıl farklı bir ülkede yapılan bu zirvede ülkeler iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerini günceller, karbon emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir kalkınma için ortak politikalar ve iş birlikleri geliştirilir.
COP toplantıları genellikle iki hafta sürer ve bu süre boyunca resmi müzakerelerin yanı sıra çok sayıda panel, teknik toplantı ve yan etkinlik düzenlenir.
Türkiye açısından COP31’e ev sahipliği yapmak, uluslararası iklim politikaları içinde daha görünür bir rol üstlenme fırsatı sunarken, Akdeniz bölgesinin karşı karşıya olduğu kuraklık ve su yönetimi gibi sorunların da küresel gündeme taşınmasına katkı sağlayacaktır.
Paris Anlaşması ve COP Toplantılarının Önemi
Küresel iklim müzakerelerinin en önemli sonuçlarından biri, 2015 yılında Paris’te düzenlenen COP21 toplantısında kabul edilen Paris Anlaşması’dır. İlk kez küresel ölçekte bütün ülkeler 2020 sonrası için sera gazı emisyon azaltımı taahhüdünde bulunmuşlardır. Bu anlaşmanın temel amacı, küresel sıcaklık artışını sanayileşme dönemi öncesine göre 2°C’nin mümkün olduğunca altında tutmak ve mümkünse 1,5°C’yi yakalamaktır.
Paris Anlaşması kapsamında ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmak için kendi ulusal hedeflerini belirler. Ulusal Katkı Beyanı (NDC) olarak adlandırılan bu planlar, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için nasıl bir yol izleyeceğini beyan eder. Aynı zamanda anlaşma, gelişmekte olan ülkelere finansal destek sağlanması, iklim teknolojilerinin paylaşılması ve ülkelerin ilerlemelerinin düzenli olarak raporlanması gibi mekanizmaları da içerir.
Uzun vadede hedef, küresel ölçekte net sıfır emisyon seviyesine ulaşmaktır. Türkiye ise 2053 yılında net sıfır emisyon hedefini gerçekleştirmeyi öngörmektedir.
Bugüne kadar gerçekleştirilen COP toplantıları, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi önemli uluslararası kararların alınmasını sağlamıştır. Bu nedenle Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesi de yalnızca bir toplantı değil, küresel iklim politikasının geleceğini etkileyebilecek önemli bir müzakere süreci olarak görülmektedir.
Önceki COP toplantılarında neler konuşuldu?
COP toplantıları yıllar içinde küresel iklim politikasının şekillenmesinde önemli rol oynamıştır.
Örneğin 1997 yılında Japonya’nın Kyoto kentinde düzenlenen COP3, iklim diplomasisinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu toplantıda kabul edilen Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkeler için bağlayıcı emisyon azaltım hedefleri getirmiştir.
2009 yılında Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yapılan COP15, büyük beklentilerin olduğu bir toplantıydı. Genel amacı, Kyoto Protokolü kapsamındaki ilk taahhüt döneminin sona ereceği 2012 yılından itibaren geçerli olacak iddialı bir küresel iklim anlaşması imzalamaktı. Ancak görüşmeler sonucunda bağlayıcı bir anlaşma yerine daha sınırlı bir siyasi uzlaşı ortaya çıkmıştır.
2015 yılında gerçekleştirilen COP21 Paris Zirvesi ise Paris Anlaşması’nın kabul edilmesiyle sonuçlanmış ve küresel iklim politikalarında yeni bir dönemin başlamasına yol açmıştır.
Daha yakın dönemde düzenlenen COP26 (Glasgow, 2021) enerji dönüşümünün hızlandırılması ve kömür kullanımının azaltılması konularını gündeme taşırken, COP27 (Şarm El-Şeyh, 2022) iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler için finansal destek mekanizmalarının oluşturulması açısından önemli kararlar alınmasını sağlamıştır. Son olarak, COP30 Brezilya Belém’de gerçekleştirilmiştir.
COP31 Türkiye İçin Neden Önemli?
2026 yılı için sıra Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu ülkelerdeydi ve seçilen ülke COP 31'in başkanlığını üstlenecekti. Hem Avustralya hem Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmak istediklerini ilan etmeleri uzun süren müzakerelere sebep oldu. Son olarak, 20 Kasım 2025'te, konferansın Türkiye'de düzenleneceği, ancak Avustralya İklim Bakanı Bowen'in müzakerelerin lideri olarak görev yapacağı ve COP 31'den hemen önce bir Pasifik ülkesi tarafından bir etkinlik düzenleneceği açıklandı.
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, ülkenin uluslararası iklim diplomasisinde daha görünür bir rol üstlenmesi açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. Ayrıca Türkiye’nin bulunduğu Akdeniz havzası, iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi beklenen bölgelerden biri olarak gösteriliyor. Artan sıcaklıklar, su kıtlığı, kuraklık ve orman yangınları gibi sorunlar bu bölgede giderek daha sık görülüyor.
Bu nedenle Antalya’da yapılacak COP31 zirvesinde özellikle iklim uyumu, su yönetimi ve dayanıklı şehirler gibi konuların daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.
- İklim Değişikliği Konusunda Türkiye Nasıl Bir Süreçtedir?Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede son yıllarda önemli adımlar atmıştır. Paris Anlaşması’nı 2021’de onaylayarak 2053 net sıfır emisyon hedefini açıklamıştır. Ulusal Katkı Beyanı (NDC) güncellenmiş, yenilenebilir enerji yatırımları artırılmış ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı devreye alınmıştır. Ancak, fosil yakıt bağımlılığı, sanayi kaynaklı emisyonlar ve ormansızlaşma gibi zorluklar devam etmektedir. Karbon fiyatlandırma mekanizmaları ve sürdürülebilir üretim teşvikleri gibi adımlarla Türkiye, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmayı hedeflemektedir.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı (EU Green Deal) Nedir?İklim değişikliği, küresel çapta bir tehlikedir ve ülkeler iklim hedeflerini belirterek kendi eylem planlarını uygulamaya başlamaktadır. Bu doğrultuda Avrupa, iklim hedeflerini belirttiği, Avrupa Yeşil Mutabakatı (EU Green Deal)’nı yayınlamıştır. 2019 yılında yayınlanan mutabakatta Avrupa, 2050 yılında ilk karbon-nötr kıta olmayı hedeflediğini belirtmiştir. Bu hedef için kendi sanayisini ve ekonomisini dönüştürecek bir büyüme stratejisi geliştireceğini vurgulamaktadır. Enerji, ulaşım, tarım, inşaat, finans gibi temel birçok faaliyet alanını iklim hedefleri çerçevesinde yeniden şekillendireceği bildirmektedir.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın Türkiye İçin Önemi Nedir?Avrupa Yeşil Mutabakatı, Türkiye için kritik bir öneme sahiptir. AB’nin Türkiye ile Gümrük Birliği ortağı olması, ticari faaliyetleri oldukça hareketli kılmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın 2021 yılı verilerine göre Avrupa Birliği, Türkiye’nin 93 milyar dolarlık ihracatından %41 oranında pay alarak, toplam ihracatta ilk sırada yer almaktadır. Dolayısıyla hem ticari ilişkilerin yoğunluğu hem de sürdürülebilir kalkınma hedefleri sebebiyle Türkiye de Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yer alacaktır.
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Nedir?Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Avrupa Birliği’nin 2026’da tam olarak yürürlüğe girecek yeni bir karbon vergisi sistemidir. SKDM, AB’ye ihraç edilen çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi yüksek karbon salınımına sahip ürünlere ek maliyet getirmektedir. Amaç, karbon kaçağını önlemek ve küresel ölçekte düşük karbonlu üretimi teşvik etmektir. Türkiye gibi AB ile yoğun ticaret yapan ülkeler için, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik uyum süreci büyük önem taşımaktadır.





