SBTi Danışmanlığı
SBTi Nedir? Şirketler İçin Bilimsel Tabanlı İklim Hedeflerinin Anlamı
İklim krizi çevresel bir konu olmanın ötesinde finansmana erişimden tedarik zinciri yönetimine, ihracat kabiliyetinden marka itibarına kadar şirketlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir iş gündemi haline geldi. Bu yeni dönemde kurumların yalnızca “emisyon azaltacağız” demesi yeterli görülmüyor. Asıl beklenti, azaltım hedeflerinin ölçülebilir, doğrulanabilir ve iklim bilimiyle uyumlu olmasıdır.
Tam da bu noktada SBTi (Science Based Targets initiative) şirketlerin iklim hedeflerini bilimle uyumlu hale getirmelerini sağlayan küresel bir referans çerçevesi olarak öne çıkar.
SBTi, kurumların sera gazı emisyonlarını, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırma hedefi doğrultusunda azaltmalarına rehberlik eder. Böylece iklim taahhütleri soyut birer söylem olmaktan çıkar, somut ve hesap verebilir bir dönüşüm programına dönüşür.

Science-Based Targets Nedir?
Bilimsel tabanlı hedefler (science-based targets),bir şirketin emisyon azaltım hedeflerini, iklim biliminin ortaya koyduğu küresel karbon bütçesiyle uyumlu olacak şekilde belirlemesi anlamına gelir. Başka bir ifadeyle bu hedefler, yalnızca iddialı oldukları için değil, bilimsel olarak gerekli oldukları için tanımlanır.
Bu yaklaşım, şirketlerin kendi operasyonlarından kaynaklanan emisyonlarına ek olarak enerji kullanımı, lojistik süreçler, satın alma faaliyetleri ve tedarik zinciri boyunca oluşan dolaylı emisyonları da kapsar. Dolayısıyla bilimsel tabanlı hedefler, kurumların tüm değer zincirini içine alan bütüncül bir dönüşümü zorunlu kılar.
Güncel SBTi yaklaşımı, bu kapsamı daha da genişleterek özellikle arazi kullanımı, tarım ve orman kaynaklı emisyonlara odaklanmaktadır.
FLAG (Forest, Land and Agriculture) çerçevesi ile şirketlerin yalnızca karbon emisyonlarını azaltması değil, aynı zamanda tedarik zincirlerinde ormansızlaşmayı önlemesi ve bu süreçleri şeffaf şekilde yönetmesi beklenmektedir. Bu durum, özellikle gıda, tekstil, perakende ve üretim sektörleri için hayati bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır.
SBTi Neden Önemlidir?
SBTi iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamakla birlikte şirketlere daha sağlam, öngörülebilir ve güvenilir bir karar alma zemini sunar.
Günümüzde iklim performansı; müşteri beklentileri, ihracat gereklilikleri, yatırımcı değerlendirmeleri ve sürdürülebilirlik raporlamalarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle emisyon yönetimi artık teknik bir çevre konusu değil, iş stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
SBTi sayesinde şirketler:
- Uluslararası kabul gören bir çerçevede hedef belirler
- İklim risklerini daha etkin yönetir
- Şeffaflık ve güvenilirlik kazanır
- Regülasyonlara uyum konusunda avantaj elde eder
Ayrıca bu yaklaşım, operasyonel verimlilik fırsatlarını da ortaya çıkarır. Enerji tüketiminden üretim süreçlerine, tedarik zincirinden ürün tasarımına kadar birçok alanda hem çevresel hem ekonomik fayda sağlanır.
SBTi Danışmanlığı Nedir?
SBTi danışmanlığı, şirketlerin bilimsel tabanlı emisyon azaltım hedeflerini belirleme, doğrulama ve uygulama süreçlerinin baştan sona yönetilmesidir.
Danışmanlık kapsamında:
- Kurumsal karbon ayak izi hesaplanır.
- Baz yıl ve hedef senaryoları belirlenir.
- Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonları analiz edilir.
- Emisyon azaltım yol haritası oluşturulur.
- SBTi başvuru ve doğrulama süreçleri yönetilir.
- İlerleme düzenli olarak izlenir ve raporlanır.
İyi kurgulanmış bir SBTi süreci, şirketin belirlediği hedeflere sistematik ve sürdürülebilir bir şekilde ulaşmasını sağlar.
SBTi Sürdürülebilirlik İçin Nasıl Kullanılır?
SBTi, sürdürülebilirliği bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp, stratejik bir yönetim sistemine dönüştürür.
Bu yaklaşım sayesinde şirketler:
- Emisyonlarını veri temelli şekilde yönetir.
- Tedarik zincirinde karbon etkisini kontrol altına alır.
- Enerji ve kaynak verimliliğini artırır.
- İklim risklerine karşı daha dayanıklı hale gelir.
Aynı zamanda SBTi, CDP raporlaması, net sıfır stratejileri ve sürdürülebilirlik raporları ile güçlü bir uyum sağlar. Böylece kurumlar, farklı platformlar için ayrı ayrı çalışmalar yapmak yerine, tek bir bilimsel çerçeve üzerinden tüm sürdürülebilirlik süreçlerini yönetebilir.
Sıfır Karbon Hedefi Nedir?
Sıfır karbon (net sıfır) hedefi, bir şirketin faaliyetlerinden ve değer zincirinden kaynaklanan emisyonları mümkün olan en yüksek düzeyde azaltması ve geriye kalan sınırlı emisyonları dengelemesi anlamına gelir.
Ancak burada kritik olan nokta şudur: net sıfır, öncelikle gerçek emisyon azaltımını gerektirir. Sadece karbon dengeleme yöntemlerine dayanan yaklaşımlar günümüzde yeterli ve güvenilir kabul edilmemektedir.
Bu nedenle güçlü bir net sıfır stratejisi; enerji dönüşümü, verimlilik projeleri, tedarik zinciri optimizasyonu ve düşük karbonlu üretim gibi somut aksiyonlara dayanır.
Sıfır Karbon Hedefine Nasıl Ulaşabilirim?
Sıfır karbon hedefine ulaşmak, sistematik ve veri odaklı bir yaklaşım gerektirir.
Bu süreç temel olarak şu adımlardan oluşur:
- Sera gazı emisyonlarının hesaplanması
- Emisyon kaynaklarının analiz edilmesi
- Bilimsel tabanlı hedeflerin belirlenmesi
- Emisyon azaltım projelerinin hayata geçirilmesi
- Sürecin düzenli olarak izlenmesi ve raporlanması
Bu yolculuk tek seferlik bir çalışma olmayıp, sürekli gelişen, güncellenen ve kurumun tüm iş süreçlerine entegre edilen dinamik bir dönüşüm sürecidir.
SBTi Yapılmazsa Ne Olur?
SBTi kapsamında bilimsel hedefler belirlememek, kısa vadede doğrudan bir yaptırım yaratmasa da, zamanla şirketlerin rekabet gücünü zayıflatabilir. Günümüzde birçok uluslararası şirket, tedarikçilerinden iklim hedeflerini bilimsel temellere dayandırmasını beklemektedir. Bu beklentiyi karşılayamayan firmalar, özellikle global pazarlarda geri planda kalma riskiyle karşı karşıya kalır.
Öte yandan, yatırımcılar ve finans kuruluşları artık şirketlerin yalnızca finansal performansını değil, iklim risklerini nasıl yönettiğini de dikkate almaktadır. Bilimsel bir çerçeveye dayanmayan hedefler, güvenilirlik açısından yetersiz görülebilir.
Artan regülasyonlar ve raporlama yükümlülükleri de göz önüne alındığında, yalnızca emisyonları ölçmek değil, bunları nasıl azaltacağını net bir şekilde ortaya koymak giderek daha elzem hale gelmektedir.
Kısacası, SBTi bugün bir tercih gibi görünse de yakın gelecekte şirketlerin pazarda güçlü kalabilmesi için önemli bir gereklilik haline gelmektedir.
Climeteo Ar-Ge ve Danışmanlık Olarak Nasıl Destek Oluyoruz?
Climeteo Ar-Ge ve Danışmanlık olarak, şirketlerin SBTi yolculuğunu yalnızca bir uyum süreci olarak değil, bir dönüşüm fırsatı olarak ele alıyoruz.
- Kurumsal karbon ayak izi hesaplama
- SBTi hedef belirleme
- Net sıfır yol haritası oluşturma
- Tedarik zinciri ve Scope 3 analizi
- İzleme, raporlama ve sürekli iyileştirme
alanlarında destek sağlıyoruz.
Amacımız, şirketiniz için yalnızca doğru hedefleri belirlemek değil; bu hedeflere ulaşmanızı sağlayacak uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturmaktır.
Görüşmemizde Dünya’ya Yarar Var!
- İklim Değişikliği Konusunda Türkiye Nasıl Bir Süreçtedir?Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede son yıllarda önemli adımlar atmıştır. Paris Anlaşması’nı 2021’de onaylayarak 2053 net sıfır emisyon hedefini açıklamıştır. Ulusal Katkı Beyanı (NDC) güncellenmiş, yenilenebilir enerji yatırımları artırılmış ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı devreye alınmıştır. Ancak, fosil yakıt bağımlılığı, sanayi kaynaklı emisyonlar ve ormansızlaşma gibi zorluklar devam etmektedir. Karbon fiyatlandırma mekanizmaları ve sürdürülebilir üretim teşvikleri gibi adımlarla Türkiye, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmayı hedeflemektedir.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı (EU Green Deal) Nedir?İklim değişikliği, küresel çapta bir tehlikedir ve ülkeler iklim hedeflerini belirterek kendi eylem planlarını uygulamaya başlamaktadır. Bu doğrultuda Avrupa, iklim hedeflerini belirttiği, Avrupa Yeşil Mutabakatı (EU Green Deal)’nı yayınlamıştır. 2019 yılında yayınlanan mutabakatta Avrupa, 2050 yılında ilk karbon-nötr kıta olmayı hedeflediğini belirtmiştir. Bu hedef için kendi sanayisini ve ekonomisini dönüştürecek bir büyüme stratejisi geliştireceğini vurgulamaktadır. Enerji, ulaşım, tarım, inşaat, finans gibi temel birçok faaliyet alanını iklim hedefleri çerçevesinde yeniden şekillendireceği bildirmektedir.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın Türkiye İçin Önemi Nedir?Avrupa Yeşil Mutabakatı, Türkiye için kritik bir öneme sahiptir. AB’nin Türkiye ile Gümrük Birliği ortağı olması, ticari faaliyetleri oldukça hareketli kılmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın 2021 yılı verilerine göre Avrupa Birliği, Türkiye’nin 93 milyar dolarlık ihracatından %41 oranında pay alarak, toplam ihracatta ilk sırada yer almaktadır. Dolayısıyla hem ticari ilişkilerin yoğunluğu hem de sürdürülebilir kalkınma hedefleri sebebiyle Türkiye de Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yer alacaktır.
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Nedir?Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Avrupa Birliği’nin 2026’da tam olarak yürürlüğe girecek yeni bir karbon vergisi sistemidir. SKDM, AB’ye ihraç edilen çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi yüksek karbon salınımına sahip ürünlere ek maliyet getirmektedir. Amaç, karbon kaçağını önlemek ve küresel ölçekte düşük karbonlu üretimi teşvik etmektir. Türkiye gibi AB ile yoğun ticaret yapan ülkeler için, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik uyum süreci büyük önem taşımaktadır.





