CDP Raporlama
CDP Raporlama: Şirketler İçin CDP Nedir ve Nasıl Yapılır?
İklim değişikliği, doğal kaynakların azalması, su kıtlığı, biyoçeşitlilik kaybı ve tedarik zincirlerindeki çevresel riskler, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerinde giderek daha önemli hale geliyor. Bu gelişmelerle birlikte şirketlerden yalnızca çevresel etkilerini azaltmaları değil, bu etkileri ölçmeleri, yönetmeleri ve şeffaf bir şekilde raporlamaları da bekleniyor.
Bu noktada CDP raporlama, şirketlerin çevresel performanslarını uluslararası ölçekte açıklamalarına olanak sağlayan önemli bir raporlama mekanizması olarak öne çıkıyor.
CDP (Carbon Disclosure Project), şirketlerin, finans kuruluşlarının ve kamu kurumlarının çevresel etkileri, riskleri ve fırsatları hakkında bilgi paylaşmasını sağlayan bağımsız bir küresel çevresel veri açıklama sistemidir. CDP üzerinden yapılan açıklamalar; yatırımcılar, müşteriler, finans kuruluşları, büyük alıcılar ve diğer paydaşlar tarafından şirketlerin çevresel performansını değerlendirmek amacıyla kullanılabilmektedir.
2025 yılında 23.100'den fazla kuruluş CDP aracılığıyla çevresel verilerini açıkladı. Bunların 22.100'den fazlasını şirketler oluştururken, açıklama yapan şirketler küresel piyasa değerinin yaklaşık üçte ikisini temsil etti.

CDP Nedir?
CDP, şirketlerin çevresel konulardaki performanslarını belirli bir soru seti ve değerlendirme yaklaşımı üzerinden açıklamalarını sağlayan küresel bir platformdur.
Başlangıçta özellikle iklim değişikliği ve sera gazı emisyonlarının açıklanması üzerine yoğunlaşan CDP'nin kapsamı zaman içinde genişlemiştir. Günümüzde CDP; iklim değişikliğinin yanı sıra su güvenliği, ormanlar, biyoçeşitlilik, plastikler ve 2026 itibarıyla okyanuslar gibi farklı çevresel başlıkları da kapsamaktadır. Şirketin faaliyet alanı, büyüklüğü, raporlama kapsamı ve ilgili çevresel konulara göre cevaplanacak soru seti değişebilmektedir. (help.cdp.net)
Bu nedenle CDP raporlaması yalnızca bir karbon emisyonu bildirimi olarak değerlendirilmemelidir. CDP, şirketin çevresel risklerini ve fırsatlarını nasıl belirlediğini, yönettiğini ve geleceğe yönelik stratejisine nasıl dahil ettiğini de ortaya koyar.
CDP Raporlaması Nedir?
CDP raporlaması, şirketlerin çevresel performanslarıyla ilgili nitel ve nicel verileri CDP'nin ilgili soru setine uygun şekilde hazırlayarak açıklaması sürecidir.
CDP raporlama sürecinde şirketin yalnızca mevcut çevresel verileri değil; aynı zamanda çevresel risklere yaklaşımı, yönetim yapısı, hedefleri, stratejileri, emisyon azaltım çalışmaları ve tedarik zinciri gibi konular da değerlendirilir.
Şirketin faaliyet alanına ve kullandığı CDP soru setine bağlı olarak aşağıdaki konular raporlama kapsamında yer alabilir:
- Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 sera gazı emisyonları
- İklim değişikliği riskleri ve fırsatları
- Emisyon azaltım hedefleri
- Enerji tüketimi ve enerji kaynakları
- Yenilenebilir enerji kullanımı
- İklim geçiş planları
- Su kullanımı ve su güvenliği
- Orman ve arazi kaynakları
- Biyoçeşitlilik üzerindeki etkiler
- Plastik kullanımı ve plastik kaynaklı riskler
- Tedarik zinciri kaynaklı çevresel etkiler
- Çevresel yönetişim ve sorumluluklar
Dolayısıyla başarılı bir CDP raporlama çalışması, farklı departmanlardan gelen verilerin bir araya getirilmesini ve bu verilerin CDP metodolojisine uygun, tutarlı ve doğrulanabilir şekilde sunulmasını gerektirir.
CDP Raporlama Neden Önemlidir?
Çevresel verilerin yatırım kararlarında, tedarikçi değerlendirmelerinde ve kurumsal risk yönetiminde daha fazla kullanılmaya başlaması, CDP raporlamasının önemini artırmaktadır.
CDP'nin 2026 verilerine göre yüzlerce finans kuruluşu toplam 110 trilyon ABD dolarının üzerindeki varlığı temsil ederek şirketlerden çevresel açıklama talep ediyor. Bunun yanında CDP'nin Supply Chain programı kapsamında büyük kurumsal alıcılar da tedarikçilerinden çevresel veri açıklaması isteyebiliyor.
Bu nedenle CDP raporlaması şirketler açısından yalnızca sürdürülebilirlik departmanının yerine getirdiği bir raporlama çalışması değildir. Aynı zamanda yatırımcı ilişkileri, finans, satın alma, operasyon, enerji yönetimi, risk yönetimi ve üst yönetim açısından da stratejik bir konu haline gelmiştir.
Düzenli ve kaliteli bir CDP raporlaması şirketlere;
- Çevresel risklerini daha erken belirleme,
- Emisyon ve kaynak kullanımını daha iyi yönetme,
- Tedarik zincirindeki çevresel riskleri görünür hale getirme,
- Yatırımcı ve müşterilere güvenilir veri sunma,
- Sürdürülebilirlik performansını yıllar içinde karşılaştırma,
- Uluslararası pazarlardaki çevresel veri taleplerine hazırlanma
konularında katkı sağlayabilir.
CDP Raporlama Süreci Nasıl İşler?
CDP raporlama süreci, yalnızca soru formunun doldurulmasından ibaret değildir. Sağlıklı bir çalışma için öncelikle şirketin mevcut sürdürülebilirlik ve çevresel veri altyapısının değerlendirilmesi gerekir.
1. CDP Kapsamının Belirlenmesi
İlk aşamada şirketin hangi CDP soru setine ve hangi çevresel başlıklara göre raporlama yapacağı belirlenir.
CDP'nin 2026 soru yapısında şirketin türü, büyüklüğü, sektörü, yıllık geliri ve raporlanan çevresel konular gibi unsurlar soru setinin kapsamını etkileyebilmektedir.
2. Veri Toplama ve Mevcut Durum Analizi
Şirket içerisindeki ilgili departmanlardan gerekli çevresel veriler toplanır.
Özellikle sera gazı emisyonları, enerji tüketimi, su kullanımı, tedarik zinciri ve çevresel hedeflere ilişkin verilerin kapsamı ve kalitesi değerlendirilir.
Bu aşamada eksik, tutarsız veya farklı departmanlarda birbirinden bağımsız tutulan verilerin tespit edilmesi büyük önem taşır.
3. CDP Sorularının Yanıtlanması
Toplanan veriler CDP'nin ilgili soru ve rehberleri doğrultusunda değerlendirilir ve cevaplar hazırlanır.
Burada yalnızca sayısal verilerin doğru olması yeterli değildir. Şirketin çevresel risklerini nasıl yönettiğini, hangi hedeflere sahip olduğunu ve bu hedeflere ulaşmak için hangi aksiyonları aldığını açık ve tutarlı şekilde ortaya koyması gerekir.
4. Yanıtların Kontrolü ve Kalite Analizi
CDP'ye gönderilmeden önce cevapların birbirleriyle tutarlılığı kontrol edilir.
Örneğin sera gazı emisyonları, enerji tüketimi, hedefler ve azaltım faaliyetleri arasında mantıksal bir bütünlük bulunması gerekir. Ayrıca CDP'nin puanlama yaklaşımında belirli seviyelere ulaşabilmek için essential criteria olarak adlandırılan temel kriterlerin de karşılanması önemlidir.
5. CDP Beyanının Sunulması ve Skorun Takibi
Hazırlanan CDP yanıtı ilgili dönem içerisinde CDP Portal üzerinden sunulur. CDP, verilen bilgiler üzerinden şirketleri kendi değerlendirme ve puanlama metodolojisine göre değerlendirir.
CDP Skoru Nedir?
CDP skoru, şirketin çevresel konulardaki açıklama düzeyini, yönetim yaklaşımını ve çevresel liderlik seviyesini değerlendiren bir göstergedir.
CDP değerlendirmesinde genel olarak F'den A'ya kadar uzanan bir ölçek kullanılır. F, gerekli bilgilerin sağlanmaması veya değerlendirme için yeterli açıklamanın bulunmaması durumunu ifade ederken, A seviyesi çevresel liderlik düzeyini temsil eder.
Ancak CDP skoru yalnızca şirketin ne kadar düşük karbonlu olduğunu gösteren bir puan değildir. Şirketin çevresel konularda ne kadar kapsamlı açıklama yaptığı, risk ve fırsatlarını nasıl yönettiği ve çevresel performansını geliştirmek için ne tür uygulamalar gerçekleştirdiği de değerlendirmede önem taşır.
Ayrıca CDP, liderlik seviyesini zaman içerisinde yükselttiği için bir şirketin geçmişte A List'te yer almış olması, sonraki yıllarda aynı seviyeyi otomatik olarak koruyacağı anlamına gelmez. (CDP)
Bu nedenle amaç yalnızca yüksek bir CDP skoru elde etmek değil, şirketin çevresel yönetim sistemini sürekli geliştirmektir.
CDP Raporlama ile Sera Gazı Emisyonları Arasındaki İlişki
CDP raporlamasının en önemli bileşenlerinden biri sera gazı emisyonlarının doğru şekilde hesaplanması ve açıklanmasıdır.
Bu kapsamda şirketlerin faaliyetlerinden kaynaklanan Scope 1, Scope 2 ve uygun durumlarda Scope 3 emisyonlarını belirlemesi gerekir.
Ancak CDP raporlaması karbon ayak izi hesaplamasının ötesine geçer. Emisyon verilerinin yanında şirketin emisyon azaltım hedefleri, iklim riskleri, geçiş stratejisi, enerji politikaları ve değer zincirindeki etkileri de değerlendirilir.
Bu nedenle şirketlerin Kurumsal Karbon Ayak İzi, CDP raporlaması ve sürdürülebilirlik stratejisini birbirinden bağımsız çalışmalar olarak değil, birbirini destekleyen süreçler olarak ele alması daha doğru bir yaklaşımdır.
CDP Raporlama ve Sürdürülebilirlik Standartları
Günümüzde şirketler aynı çevresel verileri farklı sürdürülebilirlik raporlamalarında da kullanmaktadır. Bu nedenle CDP veri altyapısının diğer sürdürülebilirlik standartları ve çerçeveleriyle uyumlu şekilde oluşturulması önemlidir.
CDP, 2026 yılında mevcut raporlama standartları ve çerçeveleriyle uyumunu daha da güçlendirmiştir. CDP'nin açıklama sistemi, ISSB ve TNFD gibi çerçevelerle entegrasyonu da desteklemektedir.
Bu yaklaşım, şirketlerin aynı veriyi farklı raporlama ihtiyaçlarında yeniden kullanabilmesine ve sürdürülebilirlik verilerinin daha sistematik yönetilmesine yardımcı olur.
CDP Danışmanlığı Nedir?
CDP danışmanlığı, şirketlerin CDP raporlama sürecini doğru veri altyapısı, metodoloji ve stratejiyle yürütmesine yardımcı olan profesyonel danışmanlık hizmetidir.
Bir CDP danışmanlığı çalışmasında yalnızca formun doldurulması yerine şirketin mevcut çevresel performansı analiz edilir, veri eksiklikleri belirlenir ve CDP'nin değerlendirme yaklaşımına uygun bir raporlama sistemi oluşturulur.
Bu yaklaşım, özellikle ilk kez CDP raporlaması yapacak veya mevcut CDP skorunu geliştirmek isteyen şirketler açısından önemlidir.
Climeteo Ar-Ge ve Danışmanlık Olarak CDP Raporlama Hizmetimiz
Climeteo Ar-Ge ve Danışmanlık olarak CDP raporlama sürecini, şirketinizin sürdürülebilirlik stratejisiyle entegre bir şekilde ele alıyoruz.
Hizmet kapsamında;
- CDP raporlama kapsamının belirlenmesi,
- Mevcut durum ve veri altyapısının analizi,
- CDP için gerekli çevresel verilerin toplanması,
- Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 emisyon verilerinin değerlendirilmesi,
- İklim riskleri ve fırsatlarının analiz edilmesi,
- CDP soru setlerinin yanıtlanması,
- İklim, su, orman ve ilgili çevresel başlıkların değerlendirilmesi,
- CDP skorunu geliştirmeye yönelik iyileştirme alanlarının belirlenmesi,
- Sürdürülebilirlik hedefleri ve CDP raporlamasının entegre edilmesi,
- SBTi ve diğer sürdürülebilirlik çalışmalarının CDP süreciyle ilişkilendirilmesi
konularında destek sağlıyoruz.
Amacımız yalnızca şirketinizin CDP sorularına yanıt vermesini sağlamak değil; çevresel verilerin güvenilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yönetim sistemine dönüştürülmesine katkıda bulunmaktır.
CDP Raporlama İçin Profesyonel Destek Alın
CDP raporlaması, yalnızca bir anketin doldurulması olarak değerlendirilmemelidir. Doğru planlanan bir CDP süreci; şirketin çevresel risklerini daha iyi anlamasına, sürdürülebilirlik performansını ölçmesine ve yatırımcılar ile müşteriler karşısında çevresel şeffaflığını güçlendirmesine yardımcı olabilir.
Climeteo Ar-Ge ve Danışmanlık olarak şirketinizin mevcut durumunu analiz ederek CDP raporlama sürecini uçtan uca planlıyor, verilerin hazırlanmasından raporlamaya ve iyileştirme çalışmalarına kadar sürdürülebilirlik hedeflerinize uygun çözümler geliştiriyoruz.
CDP raporlama sürecinizi daha sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir yapıya dönüştürmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
- İklim Değişikliği Konusunda Türkiye Nasıl Bir Süreçtedir?Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede son yıllarda önemli adımlar atmıştır. Paris Anlaşması’nı 2021’de onaylayarak 2053 net sıfır emisyon hedefini açıklamıştır. Ulusal Katkı Beyanı (NDC) güncellenmiş, yenilenebilir enerji yatırımları artırılmış ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı devreye alınmıştır. Ancak, fosil yakıt bağımlılığı, sanayi kaynaklı emisyonlar ve ormansızlaşma gibi zorluklar devam etmektedir. Karbon fiyatlandırma mekanizmaları ve sürdürülebilir üretim teşvikleri gibi adımlarla Türkiye, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmayı hedeflemektedir.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı (EU Green Deal) Nedir?İklim değişikliği, küresel çapta bir tehlikedir ve ülkeler iklim hedeflerini belirterek kendi eylem planlarını uygulamaya başlamaktadır. Bu doğrultuda Avrupa, iklim hedeflerini belirttiği, Avrupa Yeşil Mutabakatı (EU Green Deal)’nı yayınlamıştır. 2019 yılında yayınlanan mutabakatta Avrupa, 2050 yılında ilk karbon-nötr kıta olmayı hedeflediğini belirtmiştir. Bu hedef için kendi sanayisini ve ekonomisini dönüştürecek bir büyüme stratejisi geliştireceğini vurgulamaktadır. Enerji, ulaşım, tarım, inşaat, finans gibi temel birçok faaliyet alanını iklim hedefleri çerçevesinde yeniden şekillendireceği bildirmektedir.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın Türkiye İçin Önemi Nedir?Avrupa Yeşil Mutabakatı, Türkiye için kritik bir öneme sahiptir. AB’nin Türkiye ile Gümrük Birliği ortağı olması, ticari faaliyetleri oldukça hareketli kılmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın 2021 yılı verilerine göre Avrupa Birliği, Türkiye’nin 93 milyar dolarlık ihracatından %41 oranında pay alarak, toplam ihracatta ilk sırada yer almaktadır. Dolayısıyla hem ticari ilişkilerin yoğunluğu hem de sürdürülebilir kalkınma hedefleri sebebiyle Türkiye de Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yer alacaktır.
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Nedir?Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Avrupa Birliği’nin 2026’da tam olarak yürürlüğe girecek yeni bir karbon vergisi sistemidir. SKDM, AB’ye ihraç edilen çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi yüksek karbon salınımına sahip ürünlere ek maliyet getirmektedir. Amaç, karbon kaçağını önlemek ve küresel ölçekte düşük karbonlu üretimi teşvik etmektir. Türkiye gibi AB ile yoğun ticaret yapan ülkeler için, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik uyum süreci büyük önem taşımaktadır.





